16 Temmuz 2009 Perşembe /

444 28 45 Alo Atık Hattı


Nisan ayında bir yazı yazmıştım "Yağları Lavaboya Dökmeyin,Sular Temiz Kalsın" başlığını taşıyordu.Orada da bahsetmiştim, 1 litre atık yağın 1 milyon litre suyu kirlettiğini.Bugün aynı konuya yeniden değinmek istiyorum.Yaz aylarıyla birlikte sofralarda sıkça kızartmalara rastlanır oldu.Bu kızartmaların yapıldığı yağı ne yapıyorsunuz peki?Sağlık Bakanlığı uyardı, ikinci kez kullanılan yağların kansorejen olduğunu.Kullandığımız yağı,bir daha kullanmak zararlıysa ,peki dökmek mi gerek?Dökersek de çevreyi kirletip, yine dolaylı ve dolaysız yoldan sağlığımızı tehlileye atmıyor muyuz?

İşte şimdilik büyük illerde ücretsiz olarak aranabilen ve kapınıza kadar gelerek biriktirdiğiniz (en az 5 litre) atık yağlarınızı sizden alarak hem çevreyi ,hemde sağlığınızı korumanıza yardımcı olan bir kuruluş var.

444 28 45 Alo Atık Hattı. Arayın,gelen ekibe atık yağları teslim edin, hem çevreye hem de geleceğe sahip çıkın.

Konu ile ilgili NTV Yeşil ekranda oldukça çarpıcı bir yayın yapıldı.20 dakikalık bu videoyu izlemenizi öneririm(Önce 22 saniyelik bir reklam var.Reklamdan sonra konuya ilişkin video başlıyor).Lütfen şimdi 20 dakikanızı ayırın, sonra da harekete geçin.İlk eyleminizde atık yağlarınızı lavaboya dökmemek, biriktirmek olsun.

Yorum (0) / Oku>>>

08 Haziran 2009 Pazartesi /

Narin Dünyamız Korunmayı Hakediyor


Greenpeace'in hazırladığı "İlham Veren Eylemler" videolar serisinden birini bloguma ekledim.Sağ tarafta, " Narin Dünyamız İçin Biraz Hareket" başlığının altında.İzlemeden geçmeyin derim.Bazı sahnelere dayanabilirseniz Full screen (tam ekran) olarak izlemenizi öneririm.
Sizce de Narin Dünyamız Korunmayı Haketmiyor mu?
Öyleyse biraz hareket lütfen...

Yorum (2) / Oku>>>

06 Haziran 2009 Cumartesi /

Karamsar Olmak İçin Çok Geç


5 Haziran Dünya Çevre günü.
Bu yazıyı kafamda tasarladığımda, gelişecek gündemden haberim yoktu.Geç kalmışlığım bu yüzden.
Söylenecek sözlerden çok, sizlere , 90 ülkeyle aynı günde NTV'de yayınlanan "HOME" - Yuva belgeselini duyuramamak üzdü beni.
İzleyenler ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır.Bu belgeselden sonra, fazla söze gerek yok zaten.
Eminim NTV.de bir kez daha yayınlanır.Kaçırmamanızı öneririm. "Yuva" belgeselinin kamera arkası çekim videolarına ve belgeselle ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum (2) / Oku>>>

19 Mayıs 2009 Salı /

Dünyayı Kurtaracak Bir Projen mi Var?


Yenilenebilir enerji, yerel bitki türleri, bioenerji, enerji tasarrufu, küresel ısınma, iklim değişikliği, kısacası dünyamızı kurtaracak bir projem var diyorsanız eğer, "Küresel Çevre Fonu, Küçük Destek Programı'ndan" size bir çağrı var.

Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı "İklim değişikliği projelerinizi bekliyoruz!!!"... diyor.

Ayrıntılı bilgi burada. İncelemek için projeniz olması gerekmiyor.

Yorum (0) / Oku>>>

18 Mayıs 2009 Pazartesi /

Türkan Saylan 1935 - ......



"...bana düşen tüm görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım."




16-05-2009 Cumartesi , Türkan Saylan




Yorum (1) / Oku>>>

13 Mayıs 2009 Çarşamba /

Tema'nın Görüntüsü İçin Özür Dilerim

13 Mayıs Çarşamba günü itibari ile Blogger'daki "Planlanmış hizmet dışı kalma" durumundan dolayı, blogumda kullandığım tema, Mozilla FireFox tarayıcısı dışında kalan tüm tarayıcılarda bozuk görüntülenmektedir.
Bu durumun Blogger'da yapılan yeni ayarlamalar sonucunda kalıcı olmamasını diliyorum.Yoksa bu çok beğenerek kullandığım temadan vaz geçmek zorunda kalmam anlamı gelir.
Eğer bilgisayarınızda Mozilla FireFox tarayıcısı yüklü ise, lütfen şimdilik blogumu bu tarayıcıdan izleyin.

Yorum (2) / Oku>>>

12 Mayıs 2009 Salı /

Muhteşem..." Stand by Me "


Bu video'yu sevgili Mine'nin blogunda gördüm.Tek kelimeyle muhteşem.Mine'nin blogundan da izleyebilirsiniz ama ben yine de buraya koyacağım.


Mine, yorumlarında yaptığı açıklamada, videonun altında şu açıklamaların yazdığını söylüyor.

"Müziğe gerçekten gönül verenlerin izlemesi gereken bir olay!
Düşünün!... bir Deejay dünyanın çeşitleri bölgelerinde sokak çalgıcılarına (müzisyenlerine) bir parçayı aynı tonlarda çaldırıyor ve kayıt ediyor. Daha sonra tüm bu kayıtları hem görsel hemde işitsel olarak mixliyor. Ve bakın ortaya nasıl bir sonuç çıkıyor :-) İzleyin ve izlettirin. Gerçek bir prodüktörlük ve yaratıcılık örneği nasıl oluyor anlayacaksınız"


Evet bu muhteşem videoyu, en doğru bu cümleler açıklıyor.

Yorum (0) / Oku>>>

08 Mayıs 2009 Cuma /

Ankaralı'lara Güneşköy'ün Çağrısı


"Ailenizi doğal ürünlerle sağlıklı beslemek ister misiniz? Doğaya daha az zarar vermek ister misiniz? Doğal koşullarda yetiştirilen sebzeleri çiftçiden doğrudan almak ister misiniz? Ürünün yetiştiği bahçeyi ziyaret edip çalışmalara katılmak ister misiniz? Ürünlerin haftada bir belirttiğiniz adrese teslim edilmesini ister misiniz?
Evet diyorsanız sizi ‘ Bahçemiz 2009’ projesinin bir parçası olmaya davet ediyoruz!
Bu proje kapsamında, Kırıkkale Hisarköy'deki 75 dönümlük arazimizin 10 dönümlük kısmında ve 108 m2 genişliğinde seramızda, tamamen ekolojik yöntemlerle sebze üretip, Bahçemiz projesine katılacak yaklaşık 100 aileye -size- her hafta dağıtmayı planlıyoruz.
"
Böyle diyor Güneşköy.Ve Ankaralı'lara bir mektup gönderiyor.Mektubu okumak isterseniz ; tamamı burada.
Güneşköy Ankara'da bir çalışma.Doğaya daha az zarar vererek yaşamak, doğal gıdalarla beslenmek, doğayı korumak isteyenlerin bir araya geldiği bir çalışma.Ayrıntılı bilgi almak için Güneşköy sitesine bir göz atın isterseniz.

Yorum (4) / Oku>>>

01 Mayıs 2009 Cuma /

1 Mayıs


Tüm Dünya İşçilerinin , Emekçilerinin Bayramı Kutlu Olsun...

Yorum (0) / Oku>>>

29 Nisan 2009 Çarşamba /

Cep Telefonunuz Nerede Üretildi


Günlük yaşamımızın vazgeçilmezi haline gelen cep telefonlarımızın nerede üretildiğini ve ne kadar kaliteli olup olmadığını bilmek isterseniz yapacağınız şey çok basit.Peki bu bilgi ne işimize yarar derseniz.En azından hiç de azımsanmayacak bir bedel ödediğimiz telefonun kalitesini ve sağlığımıza vereceği zararın ne boyutta olacağını öğrenmiş oluruz.

Cep telefonun hangi fabrikada üretildiğini öğrenmek istiyorsanız bu kodu *#06# (yıldız , kare , sıfır , altı , kare ) kodlayın.

Telefonunuzun ekranında 15 rakam gözükecek. Yedinci ve sekizinci rakamlara bakın.Ama biraz hızlı davranmak zorundasınız.Çünkü görünen rakamlar kısa sürede ekrandan kalkıyor .


Phone serial no. xxxxxx??xxxxxxx :


  • Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 02 veya 20 ise demek senin cep telefonun Birleşik Arap Emirliği'nde bir fabrikada üretildi (çok kötü )

  • Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 08 veya 80 ise demek senin cep telefonun Almanya'da bir fabrikada üretildi (iyi )

  • Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 01 veya 10 ise demek senin cep telefonun Finlandiya'da bir fabrikada üretildi (çok iyi )

  • Şayet yedici ve sekizinci rakamlar 00 ise demek senin cep telefonun Orjinal fabrikasında üretildi (tercih edilen )

  • Eğer yedinci ve sekizinci rakamlar 13 ise demek senin cep telefonun Azerbaycan 'da bir fabrikada üretildi (aşırı kötü ve ayrıca sağlığına zararlı)

Cep telefonlarının zararlarını , özellikle uzun süreli kullanımlarda bedenimize verdiği hasarı biliyoruz.Bunun yanı sıra kullandığımız cihazında ne kadar iyi üretilip üretilmediğini öğrenmekte fayda var.En azından yeni alacağımız telefonlarda bu konuya dikkat edebiliriz.

Yorum (5) / Oku>>>

22 Nisan 2009 Çarşamba /

Adli Tıp Skandalı Gölgesinde 23 Nisan


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.Ulusal egemenliği bir tarafa koyuyorum.Benim canımı yakan cinsel tacize uğrayan çocuklar.Tacizin her türlüsünü şiddetle reddediyorum , kime yapılmış olursa olsun...Ama işin içine çocuk girdiği vakit daha bir acıtıyor. O masum , tertemiz varlıkların hoyrat ellerin , gözlerin önünde olmasına dayanamıyorum. Birde yaşadıkları yetmezmiş gibi bu çocukların Adli Tıp Kurumunda ki muayenelerinin 50 - 60 kişinin gözünün önünde yapılması , en az 10 kez jinekolojik muayeneden geçmesi , tacizin nasıl yapıldığının en ayrıntılı bir şekilde anlattırılması...kısaca taciz kuyruğundan başka bir şey değil, tüm bunlar.Bitti mi? Hayır ! Bütün bu sürecin sonunda çıkan raporlar ise " Ruh sağlığı bozulmamıştır" oluyor.Yahu, bu sürecin sonucunda yetişkin birinin bile ruh sağlığının bozulmaması mümkün değilken , nasıl oluyorda bu küçücük çocuklarınki bozulmuyor , anlaya bilmiş değilim.Az önce NTV'de yayınlanan "Canlı gaste" programında , Adli Tıp Kurumundan istifa eden Doç.Dr.Ayten Erdoğan ,çalıştığı 4 ay içerisinde 1000 çocuk tacizi vakasının geldiğini söyledi. İnsanlığımdan utandım.Bu tacizleri gerçekleştirenlerle aynı -insan - sıfatını taşıdığıma utanıyorum.Ruh sağlığı bozulmamıştır raporlarının verildiği bir kurumun üyeleriyle aynı ülkede olmaktan utanıyorum.70 yaşındakileri kurtarmak için 14 yaşındaki bir çocuğun örselenmesine göz yumulmasından utanıyorum.

Dünyada çocuklara bayram armağan eden ilk ve tek ülkenin çocuklarının yaşadıkları bunlar.
Bu yıl 23 Nisan bu skandalların gölgesinde kutlanacak...Ve yine bir sürü güzel ve umutlu sözler söylenecek , çocuklara ve geleceğe dair. Peki ya örselediğimiz, daha da örseleyeceğimiz çocuklar ... onlar için söyleyecek bir sözümüz var mı?

Yorum (4) / Oku>>>

/

22 Nisan Dünya Günü

22 Nisan "Dünya Günü" kutlanıyor. İlk kez 22 Nisan 1970 yılında kutlanmaya başlandı. Dünya Günü çevre kirliliğine dikkat çekmek için barış eylemcisi John McConnell 'in önerisiyle 39 yıldır , sembolik olarak dünyanın yaş günü olarak kutlanmaktadır.
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) Dünya Günü dolayısıyla , Uluslararası Uzay İstasyonuna yerleştirilen kameralardan alınan yüksek çözünürlükteki görüntülerini yayınlayacak.
Bu yayınları ; 22 Nisan Çarşamba günü Türkiye saatiyle 13:00 - 16:00 , 19:00 - 21:00 ve 23:00 - 02:00 saatlerinde NASA'nin televizyonundan veya internet sitesinden izleyebilirsiniz.


John McConnell

Yorum (0) / Oku>>>

15 Nisan 2009 Çarşamba /

Yağları Lavaboya Dökmeyin , Sular Temiz Kalsın

Biliyor musunuz, bir litre atık yağ bir milyon litre içme suyunu kirletiyor. Yapılan araştırmaya göre Türkiye'de en az 350 bin ton atık yağ toplanması gerekiyor. Ancak ortaya çıkan sonuca göre sadece 2500 ton toplanabiliyor. Oysa biliyoruz ki , atık yağlardan biyodizel veya elektrik üreterek gelir sağlamak mümkünken , bizde atık yağlar lavabodan dökülüyor. Lavaboya dökülen yağlar sonucunda da milyonlarca litre su kirleniyor...
Bu konuya dikkat çekmek için WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve Ezici Biodizel , bir basın toplantısı düzenlediler.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak, "Bir litre bitkisel atık yağ bir milyon litre içme suyunu kirletmektedir. Bireyleri atık bitkisel yağlarını biriktirmeye ve çevre için harekete geçmeye davet ediyoruz. Diğer yandan atık kızartma yağlarını biriktiren tüketiciler, arzu ederlerse aldıkları her atık yağ toplama bidonuyla, değişim yaratmak için çalışan WWF-Türkiye’ye destek olabilir. Apartmanlarınız, siteleriniz ve restoranlarınız için alacağınız 30 ya da 60 litrelik depozitolu bidonlar ve bunlarda biriktireceğiniz bitkisel atık yağlar için 444 28 45 Alo Atık Hattı’nı arayabilirsiniz.” dedi.

Ezici Biodizel Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ezici ise “Bir litre bitkisel atık yağ bir milyon litre içme suyunu kirletmekte ve kullanılmış bitkisel yağlar evsel atık kaynaklı su kirliliğinin %25’ini oluşturmaktadır. Su yüzeyini kaplayan ve havadan suya oksijen transferini önleyen bitkisel atık yağlar; denizlere, akarsulara ve göllere ulaşarak canlı türlerine zarar vermektedir. Bu kirlenmenin 20 yıl içerisinde deniz, akarsu ve göllerde devam eden yaşama büyük zararlar vereceği öngörülmektedir. Bu sorunlar kapsamında biz de üstümüze düşen görevi yapmaya hazırız. WWF-Türkiye’ye bu çalışmalara katılarak verdiği destek için teşekkür ederim.” dedi.

Bir ara, gıda sektöründe yer almıştım.Atık yağları biriktirip, sabun fabrikasına gönderiyorduk.En azından bir kez daha dönüşüme girsin diye.Evsel atıklar için genelde yerel yönetimlere iş düşüyor. Yerel yönetimleri harekete geçirmek işi ise bize.

Şimdi küçük bir adım atın. Ya belediye başkanınız , ya mahalle muhtarınız yada 444 28 45 Alo Atık Hattı ile bağlantı kurun , suların temiz kalmasına katkıda bulunun.

Yorum (1) / Oku>>>

14 Nisan 2009 Salı /

Ödül - Smart Blogger




Smart Blogger Ödülüne layık görüldünüz.

Bu yazıyı okuyorsanız , bu ödülü aldınız demektir.



... " İnsana saygı,çevreye saygı sloganıyla,yazdığı yazılarıyla,çevremize nasıl özen göstermemiz gerektiğini,tam kurallarıyla anlatan, sevgili mantar pano'ya her zaman minnettar kalacağım...Çevre için önerilen her yazıyı bu blogtan takip edebilirsiniz..."

Sevgili Tütü'nün Mantar Pano hakkında ki düşünceleri bunlar.Bu güzel sözlerini bir de Smart Blogger ile ödüllendirmiş. Çok teşekkür ediyorum.Hoş bir duygu elbette ödüllendirilmek.Kurallar gereği benimde bu ödülü dağıtmam gerekiyor. Ancak daha önce aldığım ödülün dağıtımında yaşadığım (emek verilen bütün bloglar ödülü zaten hak ediyor) duygu karmaşasını , ve birini yazarken diğerine haksızlık yaptığım duygusunu tekrar yaşamamak için, blogroll ' umda yazılı olan tüm blog dostlarıma ve onların blogroll'larında olan dostlarına vermek istiyorum.
Kurallara gelince ;

1- Ödül veren dostumuzun blog linkini vermek.İşte bunu seve seve yaparım.

Sevgili Tütü , bize http://etkialani.blogspot.com/ adresinden sesleniyor.

2 - Ödülü verdiğin kişileri haberdar etmek. Hııııımmmmm...

Bu yazıyı okuyorsanız , bu Ödülü aldınız demektir.

3 - Bu ödüle layık gördüğün blog arkadaşlarını yayınlamak.

Bunun için sayfanın sağ yanında "Blog Listem " i kullanabilirsiniz.Tümünü göster diyerek , hepsine ulaşmanızı tavsiye ederim.

Sevgiler...

Yorum (0) / Oku>>>

13 Nisan 2009 Pazartesi /

İzmir - Sürdürülebilir Yaşam Gezici Festivali


SYGF (Sürdürülebilir Yaşam Gezici Festivali) İzmir organizasyonu , " Yaşamı Kutlamak İçin… " sloganıyla çıkmış yola.
7 - 10 Mayıs 2009 tarihleri arasında çeşitli etkinliklerin yer alacağı festival ve etkinlik tarihleri, basın bildirisi ve organisazyon hakkında bilgi almanız için , organizasyonun resmi sitesi burada.
Bu güzel organizasyonun üyelerine başarılar ve iyi çalışmalar diliyorum

Yorum (0) / Oku>>>

12 Nisan 2009 Pazar /

Gelecek İçin Geri Getirin


Gelecek için geri getirmemiz istenen şey, hiç kuşkusuz PİL. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak üzere günlük hayatımıza iyice küçülen elektronik cihazlarla girmeye devam ettiği sürece , bizlerde daha çok pil tüketeceğiz demektir.
Pil : Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürerek bünyesinde depolayan cihazdır.Piller cıva, kadmiyum, kurşun, çinko, mangan, lityum, demir, nikel, kobalt ve kimyasal maddelerden üretilir.Bu yüzden bitmiş pillerin gelişi güzel çöpe atılması çok sakıncalıdır.Bu ağır metaller önce toprağı kullanılamaz hale getirir , yeraltı sularının kirlenmesiyle tüm ekosistemin alt üst olmasına neden olur.Örneğin bir küçük kalem pil 4 metrekare toprağı kirletecek ve bu toprağı üretim yapılamaz hale getirecek kimyasal maddelere sahiptir.
Ekosistemin bozulması , tüm canlıların bir şekilde değişim geçirmesi , yok olmaları sonucunu doğurmaktadır.İnsan sağlığı anlamında baktığımızda atık pillerin sebep olduğu hastalıkların başında, nörolojik bozukluklar, merkezi sinir sistemi hastalıkları, kanser, böbrek ve karaciğer hastalıkları gelir.
Günümüzde pil üreticileri kullandıkları yeni teknoloji sayesinde daha çevre dostu pil üretimleri yapıyor olsalarda , yine de hem ekolojik dengeyi korumak , hemde atık pillerin geri kazanımı yoluyla doğal kaynakların verimli kullanımını arttırmak için atık pilleri naylon torba, karton kutu ya da kavanozlarda biriktirilerek, toplama merkezlerine götürmeliyiz.
Bugün 10.000 ' den fazla Atık Pil Toplama Noktası bulunmaktadır.Toplama noktası olarak genellikle okullar , süpermarketler , sağlık ocakları, hastahaneler , eczaneler gibi kolayca ulaşılabilecek yerler seçilmektedir.
Burada ki adresten size en yakın Atık pil toplama noktasını öğrenebilirsiniz.

Bir küçük öneri : Mümkün olduğunca şarj edilebilen , bu yüzden çok uzun süre kullanımı olan pilleri tercih ediniz. Eğer kullandığınız cihazlar şarj edilebilen pillere uygun değilse , lütfen biten pilleri çöpe atmadan önce iyice düşünün ve size en yakın atık pil toplama merkezine götürün.Bir pilden ne olur ki demeden...Unutmayın , bir küçük pil 4 metrekare toprağı kullanılamaz hale getiriyor.

Yorum (1) / Oku>>>

10 Nisan 2009 Cuma /

Yeni Tema


Küçük bir değişiklik olsun dedim.


Ara sıra , bazı acaiplikler falan görürseniz , bilinki halen temanın düzenlemesiyle uğraşıyorum demektir.Şimdilik bazı linkler çalışmıyor , ama en kısa zamanda herşey yerine oturacaktır.


Umarım beğenirsiniz.

Yorum (1) / Oku>>>

09 Nisan 2009 Perşembe /

1 Saniyede Conficker Virüsü Testi


1 Nisanda aktive olması beklenen Conficker virüsünün halen aktive olmaması , pc kullanıcıları arasında , olayın şaka olduğu yolunda bir kanının oluşmasına yol açtı.Ancak güvenlik firmaları ve bilim adamları halen tehlikenin geçmediği konusunda hemfikirler.
Bilgisayarınıza Conficker virüsünün bulaşıp bulaşmadığını anlamanın pek çok yolu var.Ancak bu yollar inanılmaz zahmetli ve uzun.

İşte size 1 saniyede Pc.nizde Conficker virüsünün bulaşıp bulaşmadığını test edebileceğiniz bir yöntem.
Bu adresten , test sayfasında yer alan resimlerden en üst sıradakilerin hepsi yada bir kısmı görünmüyor ama alt satırdaki resimler düzgün görünüyorsa , bilgisayarınıza Conficker virüsünün bulaşmış olma ihtimali var demektir.

Yorum (0) / Oku>>>

Blog Directory Personal Blogs - Blog Catalog Blog Directory Blogarama - The Blog Directory Add to Technorati Favorites Submit Your Site To The Web\ Join My Community at MyBloglog!