Tekstil Ürünlerinin İnsan Sağlığına Etkileri
19.yy. ortalarında sentetik boyarmaddelerin geliştirilmesi sonucunda doğal boyarmaddeler anlamlarını yitirmişlerdir. Sentetik boyarmaddeler hazır petro kimyasal hammaddelere dayanarak uygun maliyetlerde boyarmadde üretimi sağlamıştır. Yüksek kalite de boyamalar, doğal boyarmaddelerle yapılan pahalı ve ayrıntılı boyama yöntemlerinin sadeleştirilmesini sağlamıştır.
Şu an kullanımda olan boyarmaddelerin %70’i azo boyarmaddeler sınıfına aittir. Azo boyarmaddeler daha kolay ve farklı kullanımlar için farklı kalitede üretilmektedir.
Bunlardan bazıları kanserojen özelliğe sahiptir. Yaklaşık olarak piyasada bulunan 3200 adet azo boyar maddesinden 130 tanesinin, belirli koşullar altında kanserojen bileşikleri oluşturduğu saptanmıştır.
Çok parlak boyamalar veren krom boyarmaddeleri de sağlık açısından zararlıdır, kanserojendir. Tekstil endüstrisinde sık sık kullanılan reaktif boyarmaddeler de tehlikelidir. Bazı reaktif boyarmaddeler proteinlerle de reaksiyona girebilmekte ve alerjiye neden olmaktadır.
“Boyalı tekstil malzemelerinde iyi veya çok iyi yaş haslıklar istenmektedir. Haslıklar; su, ter, tükürük, sürtme haslıkları gibi tekstil mamülünün belli şartlar altında ne kadar boyarmadde vereceğinin görmek için yapılan testlerdir. Yaş haslıklar ne kadar yüksekse bu boyarmadde molekülünün, tekstil mamülünün lifine o kadar iyi bağlandığını gösterir. Tekstil malzemesine sıkı bağlarla bağlanmış bir madde, insan organizmasına deri yoluyla geçmemektedir. Bu nedenle de boyalı tekstil malzemelerinde iyi veya çok iyi yaş haslıklar istenmektedir. Bunun da yanı sıra yüksek haslık aynı zamanda mamülün renk bakımından uzun süre rengini muhafaza edeceğini ve kullanım süresinin uzun olacağını ifade eder”. *
Öko tex (Eko-tex olarak da geçebilir) 100 standardına göre yıkama ve ter haslıkları giyim, dekorasyon mamülleri, perde ve deriye temas halinde olan tekstiller için talep edilmektedir. Çocuk giyimi ve yatak malzemeleri için ise ter ve tükürük haslıkları daha büyük önem taşımaktadır. Burada istenen yüksek yaş haslıklara sahip boyarmadde kullanılması ve bu sayede de insan organizmasına deri yolu ile bulaşmamasıdır.
“Çevre açısından kullanılan boyarmaddenin rengi de önemlidir. Bir mamülü koyu renklere boyamak demek daha fazla boyarmade kullanmak, daha fazla kimyasal madde ve su kullanmak demektir ki; bunların hepsi çevreye fazladan bir yük getirmektedir. Özellikle siyah renkten vazgeçilirse çevreye iyilik edilmiş olunacaktır” *
Bunların dışında tekstil üretiminde insan sağlığını etkileyen diğer faktörler şunlardır.
- Kumaşların buruşmazlık ve su geçirmezliğinde kullanılan Formal Reçineler
- Yünlü mamüllerin keçeleşmezlik işlemlerinde kullanılan Epoksitler
- Ter ve tükürük yoluyla vücuda alınan Nikel, kobalt, bakır ve krom iyonları
- Selüloz liflerinin çürümezlik, küflenmezlik ve antimikrobik işlemlerinde kullanılan Civa
- Kurşun
- Kobalt
- Arsenik
- Tekstil mamüllerinin Ph değeri
- Pestisid artıkları (böcekler, mantarlar, kemiriciler, yaban otlar gibi zararlarına karşı kullanılan kimyevi maddelerin tümüne verilen isimdir.)
Özetlemek gerekirse, eko-teks etiketlerinden her hangi birine sahip olmayan bir tekstil ürünü almak istediğimizde, bu ürünün ıslandığında boyasının çıkmıyor olmasına dikkat etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok görünüyor.
* Tekstil Yük. Müh. Türkan BAYRAKTAR
2 Yorum:





H&M eko-tekstilde en iyilerden, Benetton ise en altlardaydi, diyen Isvecli arkadasim Benetton'dan tercihini H&M'e kaydirdigini söylediydi. Ben de dun H&M'i gezerken özellikle ekolojik kreasyonlarina baktim, Made In Turkey yaziliydi...
mavimantar says
Made in Turkey yazması çok normal.Çünkü ekolojik tekstilde Türkiye dünya pazarında hatırı sayılır bir yere sahip.Ama maalesef aynı şeyi iç pazar için söylemek şimdilik çok da doğru olmaz.Son 2-3 senede iç pazarda da bir ilerleme gözüksede, halen alım gücü yüksek kesime hitap edildiği için,iç pazar oldukça sınırlı kalmış durumda.